• Çalışma Saatleri : Pazartesi - Cuma - 08:00 - 18:00, Cumartesi - Pazar - 08:00 - 14:00
Omurilik Yaralanması

Omurilik Yaralanması

Omurilik beyinle beraber merkezi sinir sistemini oluşturmakta, beyne gelen ve beyinden giden tüm uyarıları kontrol etmektedir. Omurilik beyinden çıktığı yerden itibaren boyun, sırt, bel ve kuyruk sokumuna kadar uzanan 33 adet omurun oluşturduğu kemik bir kanal içersinde yer alır ve bu kanal tarafından korunur. Çeşitli sebeplerle omurilik zarar gördüğünde fonksiyonlarını yerine getiremez ve yaralanma seviyesine bağlı olarak değişen derecelerde felç görülmektedir. Eğer omurganın kırıldığı seviyede omurilik tam olarak hasara uğramışsa yaralanma seviyesinin altında tam bir hareket ve his kaybı vardır. Ama kırığın olduğu seviyede omurilik kısmi olarak hasara uğramışsa, yaralanma seviyesinin altındaki hareket ve his kayıpları da kısmi olur.

Omurilik yaralanmasının ülkemizdeki en önemli sebebi trafik kazalarıdır. Bunun haricinde yüksekten düşme, ateşli silah yaralanmaları ve özellikle boyun bölgesi yaralanması için sığ sulara balıklama atlama sonucu çakılma sayılabilir. Travmatik olmayan sebepler arasında ise ilk sırayı enfeksiyonlar ve tümörler alır.

Komplikasyonlar
Yaralanma seviyesine göre değişmekle beraber en sık ve en önemli problemler boyun bölgesindeki yaralanmalarda görülür. Boyundan bele doğru inildikçe azalır. Kuyruk sokumu yaralanmalarında önemli bir problem görülmez. Boyun yaralanmalarında hasta başı dışında hiçbir yerini hareket ettiremez ve hissetmez. Büyük abdest ve idrarını hissetmediğinden sürekli sonda kullanması gerekir, bu yüzden idrar yolları problemleri, bağırsak problemleri görülür. Mesane yeteri kadar boşaltılamazsa otonomik disrefleksi de denilen tehlikeli boyutlara ulaşabilen tansiyon problemleri görülür. Yeterli rehabilitasyon yapılmaz ise ileriki yıllarda böbrek yetmezliği görülebilir. Hasta sürekli yattığından iyi takip ve pozisyonlama yapılmazsa yatak yaraları gelişir. Yatak yaralarının iyileşmesi ve tedavisi oldukça güçtür. Yatmaya bağlı olarak kaslar ve kemikler kullanılmadığından kas ve kemiklerde erimeler olabilir, eklemlerde hareket kısıtlılıkları gelişebilir. Bel yaralanmalı hastalar sadece bacaklarını kullanamazlar. Kollarını kullanabildiklerinden komplikasyonlar daha az görülür. Ancak his kusuru olduğundan erken ve yeterli rehabilitasyon yapılmazsa bu hastalarda da yatak yaraları, kemik ve kas erimeleri, eklem hareket kısıtlılıkları, mesane barsak problemleri ve seksüel problemler görülebilir.

Tedavi Yöntemleri
Omurilik yaralanmasının ilk tedavisi cerrahi tedavidir. Yaralanmadan sonra ortopedistler tarafından omurga cerrahisi ile yaralan omurgalar metal enstrümanlarla  stabil hale getirilir. Omurga stabilizasyonu sağlandıktan sonra REHABİLİTASYON süreci başlar. Omurilik yaralanmaları sonucu oluşan felçler eğer tam yaralanmalı türdeyse maalesef geri dönüşü olmaz. Kısmi omurilik yaralanmalı hastalarda ise birkaç ay/yıl içerisinde kısmen veya tamamen hareketlerde geri dönüş görülebilir. Gerek tam gerekse kısmi omurilik yaralanmalı hastalarda yukarıda sayılan problemlerin önlenmesi, hastanın kalan fonksiyonlarını en iyi şekilde kullanılarak hayatına bağımsız olarak devam edebilmesi için erken ve nitelikli rehabilitasyon şarttır.

Rehabilitasyon
Tam yaralanmalı hastalarda amaç komplikasyonları önlemek ve hastanın yaşamında bağımsız olmasını sağlamaktır. Bu amaçla mesane ve barsak boşaltımının düzenli aralıklarla yapılması ve yeterli takip, yatak yaralarının önlenmesi amacıyla havalı yatak ve pozisyonlama, kas ve kemik erimelerinin önlenmesi için yatak içi egzersizler ve hastanın mümkün olan en kısa zamanda dikey pozisyona getirilmesi, zaman içerisinde uygun hastaların cihazlar ve dış desteklerle yürütülmesi, yürütülemeyen hastaların ise kendine yetecek şekilde tekerlekli sandalye transferlerinin geliştirilmesi şeklinde özetlenebilir.